A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Fikret Demirağ - Bir zeytin dalı daha eksildi dünyamızdan

Kategori Kategori: Berlin Günceleri | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Gültekin Emre | 19 Aralık 2010 09:08:48

Kaçırdığım, edinemediğim iyi kitaplarla sonradan karşılaşınca hep yanmışımdır elimin altında, kütüphanemde olmadıkları için. Kaptanın Şiir Defteri de (2000) bu tür hayıflandığım kitaplardan. Bu bir seçki, ki seçkiler benim ilgi alanımdadır hep, ama gözümden kaçmış, hiç fark edememişim. Bir seçki ama çok farklı bir seçki Kaptanın Şiir Defteri: Deniz- denizci, gemi- gemici, balık-balıkçı, liman, martı, lodos, denizkızı... gibi denize, gemiye ilişkin ne kadar şiir yazılmışsa onları bir araya getirmişler Cevat Çapan'la Erdal Alova.

29 Kasım - 5 Aralık

29 Kasım, Pazartesi
 
Ölüm, evet bir ölüm daha, çok mu yaklaşmaya başladı bana? Şimdi de çok sevdiğim şair arkadaşım Fikret Demirağ’ın ölüm haberi geldi. Kıbrıs’ın gözde, öncü, modern şairlerinden biriydi: Yaşadığı toprakların tarihini, coğrafyasını, geleneğini, dilini, erotizmini... şiirlerine ağdırmayı başaran da önemli bir şairdi. Akdeniz duyarlığının öyle sıradan bir duyarlık olmadığını gösterirken, iki toplumlu, iki dilli ve zengin kültürlü bir yaşamın da izini sürmüştü şiirlerinde.
 
Bir zeytin dalı daha eksildi dünyamızdan.
 
 
30 Kasım, Salı
 
Ada Sahilinde (2005) ve Akdenizli Eros (2009).
 
Bu son iki kitap, seçme şiirler ikisi de, elimden düşmedi dün gece. Hep Fikret Demirağ’ı düşündüm onun şiirlerini okurken. Aşkı şiirlerinde öne çıkarmasına bir örnek “Aşk’tı!”
 
“AŞK’tı;
tenindeki dalga sesi,
tenimdeki dalga...
 
AŞKSEVİŞME: kışkırtma;
buğday tenin gölgeler vadisinde
ballı incir ışıltısında.
 
AŞK’tı: Acı;
ruhundai dalga sesleri,
ruhundaki dal... ga... lar...
 
AŞK, balkona çıkınca
eğilip ‘selam verirdi’,
bu kadar kirlenmemişti kalp.
 
AŞK! Bunu anlayamaz
küllerimizi savuran
bu bakkalkafalı (zamane) Dünya!”
 
 
1 Aralık,  Çarşamba
 
Bazı insanlar ne ilginç ve yararlı ilerin peşinde koşuyor, ömür tüketiyor! İlginç meslekleri sayıp dökmek niyetinde değilim. Değişik, yararlı ve etkileyici uğraşları düşünüyorum.
 
Haluk Oral, Bir İmzanın Peşinde (2003) kitabında  Şair Eşref’ten başlayarak Tevfik Fikret, Halit Ziya Uşaklıgil, Ziya Gökalp, Mehmet Akif, Halide Edip Adıvar, Neyzen Tevfik, Yahya Kemal, Orhan Kemal, Kemal Tahir, İphsan İpekçi (Koza), Ercüment Behzat Lav, Özdemir Asaf  ve Stanley Morisse gibi yazarların yaşam öykülerine, mektuplarına, imzalı kitaplarına dalıp gidiyor. İmzalı kitaplardan dostlara yazılan mektuplara, yazdıklarının ve yapıtlarının derinliklerine doğru da çekip götürüyor okuru görsel malzemelerin eşliğinde. Yazarların yaşamları, yapıtları ve dostları hakkında ne çok şey öğreniyoruz “Bir İmzanın Peşinde”n giderken. 
 
Doğan Hızlan, Haluk Oral için “imza maceraperesti” diyor: Sonra şöyle sürdürüyor yazar üzerine incelikli değerlendirmesini: “Haluk Oral, sıradan bir koleksiyoncu, belgeleri tozlu raflarda saklayan klasik bir arşivci değildir. Onun için her yeni belge, koleksiyonuna kattığı her parça, yeni bir çalışmanın tahrikçisidir.”
 
Bir imza insanı nerelere götürüyor!
 
 
2 Aralık, Perşembe
 
Kaçırdığım, edinemediğim iyi kitaplarla sonran karşılaşınca hep yanmışımdır elimin altında, kütüphanemde olmadıkları için. Kaptanın Şiir Defteri de (2000) bu tür hayıflandığım kitaplardan. Bu bir seçki, ki seçkiler benim ilgi alanımdadır hep, ama gözümden kaçmış, hiç fark edememişim. Bir seçki ama çok farklı bir seçki Kaptanın Şiir Defteri: Deniz- denizci, gemi- gemici, balık-balıkçı, liman, martı, lodos, denizkızı... gibi denize, gemiye ilişkin ne kadar şiir yazılmışsa onları bir araya getirmişler Cevat Çapan’la Erdal Alova.
 
Bir zamanlar gemici olmak isteyen ve birkaç gemi, deniz şiiri yazan biri olarak bu seçkiyi kütüphanede görünce, ödünç almadan durabilir miydim? Duramazdım elbette.
 
Bildiğim ve bilmediğim pek çok deniz, gemi şiiri, beni Ayvalık’a alıp götürdü, götürüyor: Yayha Kemal’in “Açık Deniz”i, Ahmet Haşim’in “O Belde”si, Nâzım Hikmet’in “Bahri Hazer”i, Tanpınar’ın “Deniz”i, Ömer Bedrettin Uşaklı’nın “Deniz Sarhoşları” ve “Deniz Hasreti”, Dıranas’ın “Denizi Özleyen Çocuklar”ı, Dağlarca’nın “Akdeniz” şiirleri ve “Denizden Gelen”i, Orhan Veli’nin “Denizi Özleyenler İçin”i, “Hürriyete Doğru”su, “Deniz Kızı”, “Denize Doğru”su, Oktay Rifat’ın pek çok deniz şiiri, Melih Cevdet’in “Teknenin Ölümü”nün yanı sıra Homeros’un “Odysseia”sı, Baudelair’in “İnsan ve Deniz”i, Mallarme’nin “Deniz Meltemi”, Rimbaud’nun “Sarhoş Gemi”si, Paul Valery’nin “Deniz Mezarlığı”...aynı seçkide bir araya gelmiş.
 
Nerud’dan, Ritss’tan, Elitis’ten, Pessoa’dan... da şiirler yer alıyor başka şairlerle birlikte. Dizelerle, imgelerle yüklü unutulmaz bir deniz yolculuğum başladı. Öyle ya Cevat Çapan’ın şu dizeleri beni Ayvalık’tan başka nereye götürebilir ki? Şiirin başlığı “Bozkır” ama içeriği masmavi.
 
Denizi Özledik, denizi,
denizin alçalıp yükselişini
külrengi günlerde uçuşan
ak martıları,
büyük sessizlik içinde
geceye doğru,
aydınlık, ılık
denizi özledik.
      
 
3 Aralık, Cuma
 
Tansiyonuma ne olduysa birden fırladı; 17,5 oldu büyüğü. Başım dönmeye, kendimi bir tuhaf hissetmeye başlayınca anladım ki tansiyonum tırmanışa geçti. Sabahki okulda içtiğim kahve, akşamüstü içtiğim Türk çayı... bu tırmanışa yardımcı oldular herhalde. Artık ağız tadıyla kahve ve çay içemeyeceğimi iyice anladım. Gece yarısına doğru yeniden ölçtüğümde tansiyonumu, 12,7’ye düştüğünü görünce, rahatladım. Yoksa doktor çağıracaktım eve.
 
Geceyi rahat geçirdim. Ama bir tuhaflık var tansiyonumda, sanıyorum ciddi bir kontrol gerekiyor. Aldığım tansiyon ilacı yetersiz kalmaya başladı. Ölüm korkusu sarıyor zaman zaman böyle anlarda. Oysa daha yaşamak istiyorum. Daha emekli bile olmadım.
 
Ece Ayhan’ın “Şiirin Deniz Kıyısındaki Sesi” şiirindeki şu dizeleri de denizle sarmaş dolaş:
 
Denize atılmış şiirdir bence
Yurtsayan, yurdu bilinmeyen bir yıldız.
 
Şiirin deniz kıyısındaki sesine bırakılmış ölümdür
Yanacak sarayların kestiği bir, bir yarım ay.
 
 
4 Aralık, Cumartesi
 
O unutulmaz Sivas Katliam’ının romanı, Şeytanminareleri. Hidayet Karakuş da o yangının içinden kurtulanlardan. Romanında 1993’e götürüyor Metin ve Nilüfer’in aşkı çerçevesinde. Bir masalcı anlatıyor onların yaşadıklarını. Masalcının anlatımıyla romancının anlatımı bir biriyle örtüşüyor ve iki anlatı iç içe yürüyor. İzmir’in ara sokaklarını, esnafını, çalışma dünyasını, günlük yaşamı, hızla yükselişe geçen tehlikeli Müslüman gençliği... romanında ele alıyor.
 
Tertemiz bir Türkçe, ilginç ve sıkmayan bir kurguyla kendini okutan bir roman, Şeytanminareleri. Bölüm başlarındaki dizeler de uzun bir şiire götürüyor okuru. Çarşı esnafının ve meraklıların başına toplandığı masalcı Beybaba betimlenirken

“arar aynasında çarşıların
 mor sakallı bir hattat
 ömrüne bir nişan”


dizeleri yol gösteriyor sanki.
 
Romanın kadın kahramanı Nilüfer için şu iki dize bir ipucu veriyor:
“dudaklarında özlemin gizli tasması
 uykularında ölçülerinden taşan”.
 
Türkiye’nin toplumsal tarihine de ışık düşürüyor romanında Hidayet Karakuş.
 
“Nedir ki düşün! Hep o tohum, hep o kök
Bir yastığa baş koyan ikizler gibi
Tek bir beşikte sallanır denizle gök”
                           (Oktay Rifat, Denizde)
 
 
5 Aralık, Pazar
 
Oysa ne güzel bir kahvaltı yapmıştık. Hava güneşli ama soğuktu. Çıkıp biraz yürüyecektik. Öğleden sonra da başsağlığına gelenler olacaktı. Olmadı. Klozet yine taşmaya başladı. Yukarıdaki komşularımızı uyardık kullanmamaları için. Sonra da alttaki komşumla klozeti söktük. Uzun telle boruları tıkayan şeyi bulmaya çalıştık. Bir şey çıkmadı. Klozeti yerine takarken de vidanın birini kırdık, betonda kaldı. Olmadı, yapamadık. Klozeti de bağlayamadık, suya basınca yanlardan su kaçırıyor.
 
Günümün can sıkıcı bir biçimde gittiğine mi yanayım, yaptığımız işin bir şeye yaramadığına mı, kırılan vidayı çıkaramadığımıza mı? Pazar olmasa bir firma bulurduk elbette bu beladan bizi kurtaracak.
 
“yat silerim ben
beyazlığındaki kiri”
(Oktay Rifat, Denize Bulanmış Atlar)
 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Yüzlerce öğrenciden ABD'yi terk etmeleri istendi.
Avrupa'da İmamoğlu çıkmazı: Çıkarlar mı değerler mi?
Ayaktayız
YÜRÜYÜŞ SÜRÜYOR
'Büyük Osmanlı Soygunu': 10 maddede Eric Adams davası…

Dünyadaki boykotlar: Kim neyi hedef aldı?
Trump üçüncü kez başkan olabilir mi?
CHP İmamoğlu ve erken seçim için imza kampanyası başlattı
ABD'de ulusal güvenlik skandalı ile gündeme gelen Signal nedir?
CHP neden boykot çağrısı yaptı?

Trump yeni gümrük vergisi tarifelerini açıkladı.
Avrupa’nın en az et yiyen ülkesi Türkiye: Fiyatlar 5 yılda % 1230 arttı!
Türkiye'de ekonomi bir kez daha belirsizlik döneminde
ABD-Çin hattında ticaret savaşı: “Soğuk Savaş’tan beri görülmemiş bir rekabet”
Canberra yenilenebilir enerjiye geçişi nasıl başardı?

Türkiye'de Covid-19 salgını yaşam süresini azalttı.
Uzmanlar uyardı: "Uzun yaşayanlardan tavsiye almayın"
Fahri Kiamil
İki annenin başlattığı akıllı telefon karşıtı hareket çığ gibi büyüdü
Afganistan'da onlarca arkeolojik alan buldozerle yıkılarak yağmaya açıldı.

MADELEİNE RİFFAUD, 1924-2024
KOLLEKTİF OYNAMALI KAZANMAK İÇİN
Oxford Sözlüğü yılın kelimesini seçti: Beyin çürümesi
"İNEK BAYRAMI" ekitap
Dünya tarihini şekillendiren 6 içecek türü

Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?
Tokyo’dan Hasanlar’a, Kudüs’te bir mahkemeden bizim buralara…
“KADERİMİZ DIŞARDAN YAZILAMAZ - DIŞARI KADERİ BELİRLEYEMEZ…”
Niyetime İlham

Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.
Su üzerindeki iklim değişikliği baskısı Türkiye'yi su fakiri olmaya sürüklüyor.

Çin'in 10 yıllık yüksek teknoloji planı nasıl işledi?
Devrimsel Bir Teknoloji: Kaykay Şasi
Türkiye, kişisel verileri en çok sızdırılan 19.ülke
Apple otomobili ABD'de üretime bir adım daha yaklaştı.
Yaşgünün Kutlu Olsun James Webb Uzay Teleskobu

NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.
Antik Mısır'daki popüler masa oyununun şaşırtıcı kökenleri ortaya çıktı.
At binmenin kökenine dair ezber bozuldu.

"Türkiye'de gazeteciler baskı ve yıldırma ile karşı karşıya"
Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından 2024 yılı yolsuzluk algı endeksi açıklandı!
Türkiye OECD’de gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu 4. ülke
2023 yılında Türkye’de çocukların cinsel istismarı hakkında 40.000'den fazla dosya açıldı.
Çalışanların geliri son 20 yılda azaldı.

Kakao Endüstrisinde Çocuk İşçiliği: Tadı Kadar Tatlı Değil
Dan O’Dowd, Tesla’nın Zehirli Kültürü, Başarısız Abartı ve BYD’nin Yükselişi Üzerine
ANALAR(IMIZ) SİZLER ÇOK YAŞAYIN
Amerika dış yardım yumuşak gücünden vazgeçiyor mu?
Zelenski: Kolezyum Politikasının Kurbanı

HİTLER Diye Biri
ZAMANI VAR
TASARRUF
DUR YOLCU
EMRİ HAK VAKİ

Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..
Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git