A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

'YÖK iktidarın istediğini yapıyor' dedi, istifa etti

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Haberci | 16 Temmuz 2009 16:22:28

Eski Cumhurbaşkanı Sezer tarafından YÖK üyeliğine atanan Bülent Serim, konulara iktidar penceresinden bakan üyeleri gerekçe göstererek görevini bıraktı. Bülent Serim YÖK üyeliğinden istifa etti. Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından atanan Serim, 'muhalif üye' olarak adlandırılıyordu.

Serim, istifa dilekçesinde "YÖK Başkanvekili’nin ’Kuran kursları cemaat ve tarikatlara bırakılmalıdır’ yolundaki ifadesi ve YÖK Başkanı’nın basına yaptığı ’yeni sınav sisteminde farklı katsayı uygulaması kaldırılacak’ açıklaması son noktayı koymuştur" ifadesini kullandı. Serim, Cumhurbaşkanlığı makamına sunulmak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunduğu istifa dilekçesinde, "Kurulun artık konulara yalnızca siyasal iktidar gibi bakmakla kalmadığını, anayasal konumunu bir yana bırakarak, iktidardaki partinin programını ve ideolojisini gerçekleştirmeye çalışan bir kurul durumuna getirildiğini" öne sürdü.

Bülent Serim, "Türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin YÖK Başkanlık genelgesinin, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin denetim ve yönetimlerinde görev almayı izne bağlayan genelgenin, imam hatip okullarını bitirenlere uygulanan farklı katsayıyı kaldırabilmek için, sınav sistemiyle oynamayı bile göze alan çabaların, ilahiyat fakültelerinde YÖK kararlarıyla yaşanan gelişmelerin, ilahiyat ön lisans mezunlarının Diyanet İşleri Başkanlığı dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarında da çalışabilmesine olanak sağlayan değişikliklerin belirttiği durumun kanıtı olduğunu" iddia etti.
 
Serim,dilekçesinde şunları kaydetti: "Ayrıca, bilimsel çalışma yapılmadan, yeterli alt yapı oluşturulmadan, gereksinimi karşılayacak öğretim elemanı sorunu çözülmeden, üniversitelerden, akademisyenlerden ve ilgili çevrelerden görüş alınmadan, daha da önemlisi hangi alanlarda işgücü gereksinmesi olduğunun saptanmasına ilişkin Anayasa buyruğu yerine getirilmeden, yine Anayasa’nın buyurucu kuralı gereği üniversitelerin yurt düzeyine dengeli yayılması gözetilmeden, hiçbir ülkede benzeri görülmeyecek hız ve sayıda üniversite açılmasına uygun görüş verilmesi, aşırı kontenjan artışı yapılması ve taban puanla tercih yapabilmek için gerekli barajın düşürülmesi YÖK’teki iktidar yanlısı tutumun ulaştığı boyutu göstermesi yönünden önemlidir. Bu tutum, ne yazık ki, yükseköğretime bir şey katmamakta, tam tersine yükseköğretimi ’okullaştırarak’ düzeyini düşürmektedir." Anayasal kurumların uyum içinde çalışmasının istenen bir durum olduğunu ifade eden Serim, "Ancak, uyum bahanesiyle sergilenen ’teslimiyetçilik’, daha açık anlatımıyla, ’tebliğ-tebellüğ’ kültüründen gelmediğimiz için ’talimatla çalışma’ hiçbir biçimde kabul edilemez ve YÖK’ün anayasal konumuyla bağdaştırılamaz" dedi.

Serim, bunun kısa süre önce yaşanan son göstergesinin de "Sabancı, Okan ve Işık üniversitelerinin genel kurallara aykırı uygulamalarının, ’yaygınlaştırmak’ bahanesiyle yasallaştırılması" olduğunu savundu. Bülent Serim, dilekçesinde, "Adı geçen üniversitelerde uygulanan genel dışı sisteme ilişkin 20 gün önce alınan tersi yöndeki Yükseköğretim Genel Kurulu kararının, bilimsel çalışma yapılmadan, yükseköğretim kurumlarının ve ilgili çevrelerin görüşü alınmadan, doğruluğu tartışılmadan değiştirilmesine katılmak, ilkesel bazda olanaklı değildir" görüşüne yer verdi. –
 
-REKTÖR SEÇİMLERİNDEKİ TERCİHLER DÜŞÜNDÜRÜCÜ-
 
YÖK Genel Kurul toplantısından önce görüşülecek konuların kararlaştırıldığını, kurallar gereği gündeme alınıp, "blok oy" yöntemiyle, esasen kabul edilmiş konulara hukuksallık kazandırıldığını iddia eden Serim, şunları kaydetti: "Bu, o boyuta vardırılmıştır ki, Sayın Başkan Genel Kurul yetkisinde olan konularda önceden, sanki Kurul’ca kabul edilmiş gibi basına açıklama yapabilmektedir. Çalışma Yönetmeliği’ne, toplantı mantığına ve genel kabul görmüş toplantı geleneğine aykırı olarak, gündem eki raporların ve diğer metinlerin önceden üyelere dağıtmayarak, toplantı sırasında tartışmaya açılması da konuların Genel Kurul toplantısından önce kararlaştırıldığının bir başka örneğini oluşturmaktadır." Rektör seçimlerindeki tercihlerin "ülkenin eğitim sistemi yönünden düşündürücü" olduğunu savunan Serim, "Bu seçimlerde, bilimsel yeterlilik, deneyim ve üniversitenin tercihi yerine, türbana özgürlük bildirisine imza koymak, siyasal yandaşlık ya da ilahiyatçı özellik gibi ölçütlerin ağırlık kazanması kaygı vericidir" iddiasına yer verdiği dilekçesine şöyle devam etti: "Amaç, üniversiteleri ’yandaş’ kurumlar durumuna getirmek, ’hoşgörü’ ve ’görmezden gelme’ yöntemiyle üniversitelerde türban yasağını kaldırmak ve karşıt görüşleri sindirmektir. Anayasal kurallara, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay ve AİHM kararlarına karşın, üniversitelerde türbana hoşgörü göstermek büyük hukuksal sorumluluğu da birlikte getirecektir. Karşıt görüşlerin sindirilmesi konusunda başarılı olunduğu ise, gözlerden kaçmamaktadır. Ne yazık ki, kendilerini doğrudan ilgilendiren konularda bile bilim insanlarının suskunluğu inanılır gibi değildir. Ayrıca, atanan rektörlerle oluşturulan yönetimlerin, laik Cumhuriyetçi öğretim üyelerinden ’öç’ alma ve ideolojik yandaşlarını ödüllendirme gruplarına nasıl dönüştükleri ibretle izlenmektedir. YÖK’ün özgürlük anlayışı, ne yazık ki, yalnızca ’türbana özgürlük’ ve benzeri konularla sınırlı kalmakta, çalışmalar çoğunlukla, üniversiteleri doğrudan ilgilendiren konularda bile görüş almaya gerek duymayan ’merkeziyetçi’ bir anlayışla yürütülmektedir. Dünyadaki uygulamalarda üniversitelere daha fazla özgürlük verilmesi gündemi işgal ederken, YÖK’ün üniversite özerkliğini, anayasal kurallara ve Anayasa Mahkemesi’nin konu ile ilgili kararına karşın yalnızca bir slogan olarak algılaması kabul edilebilir bir olgu değildir."
 
–ÖĞRENCİLERİ ’MÜŞTERİ’ GİBİ GÖREN YAKLAŞIM...-
 
Kabul edilemeyecek bir başka konunun da "yükseköğretimi kazanç kapısı ve öğrencileri ’müşteri’ gibi gören yaklaşım" olduğunu ifade eden Serim, "Araplarda çok para var" yaklaşımıyla, Türk üniversitelerine öğrenci çekebilmek için Arap ülkelerinin ziyaret edilmesinin, bakış açısını ortaya koyan son örnek olduğunu ileri sürdü. Serim, "Korkarız ki bu yaklaşımın ardından Arap üniversitelerine denklik verilmesi gündeme gelecektir" dedi.

Yükseköğretim Yasası’nın 53. maddesi ile Disiplin Yönetmeliği’nde değişiklikle "yandaşların geçmiş cezalarını ortadan kaldırmaya yönelik çaba sergilendiğini" iddia eden Serim, "laiklik karşıtı eylemlere ilişkin soruşturmaları zaman aşımına uğratarak gündemden çıkarmanın, gerçek gidişin yönünü göstermesi açısından önemli olduğunu" ifade etti. Serim, dilekçesinde şunları kaydetti: "Bu gelişmelerden yükseköğretim ve ülkemiz açısından büyük kaygı duyuyorum. Bugüne kadar, kimi üye arkadaşlarla gerek Genel Kurul toplantıları sırasında, gerek kamuoyu önünde yaptığımız uyarıların sonuç vermemesi, beni istifa noktasına getirmiştir. Bu kararımda, YÖK Başkanvekili’nin ’Kuran kursları cemaat ve tarikatlara bırakılmalıdır’ yolundaki ifadesi ve YÖK Başkanı’nın basına yaptığı ’yeni sınav sisteminde farklı katsayı uygulaması kaldırılacak’ açıklaması son noktayı koymuştur. Laik Cumhuriyet ile asla bağdaşmayan bu düşüncenin çoğunlukta olduğu Yükseköğretim Kurulu’nda görev yapmanın yükü, kaldırılamayacak boyuta ulaşmıştır. Sergilenen ’oyunun’ parçası olmamak için, Yükseköğretim Kurulu üyeliğinden istifa ediyorum."

 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







İngiltere’den Türkiye’ye £35 Milyonluk Ray Sözleşmesi: Fırsat mı, Çıkmaz mı?
Avustralya ve AB teknoloji devleri çocukların sosyal medya erişimini nasıl sınırlandırıyor?
DEVLETLERÜSTÜ ŞİRKET-LER ve BAŞKAN
Türkiye’de Hayvan Hakları İhlallerine Hasidik – Kabala Perspektifinden Bir Bakış
Saraybosna'da "keskin nişancı" iddiasına soruşturma

Çin Japonya'yı Test Ediyor ve Amerikan Kararlılığının Sınırları…
Emeklilerin Büyük Yürüyüşü Başlıyor: 17 Milyon Kişi Artık Sessiz Değil!
Çocuklar için bir öğün: bütçenin %1,5’inden başlayan dünya ölçeğinde bir adalet mücadelesi
Çin'in 'Salam Dilimleme' Stratejisi: Pekin, Güney Çin Denizi'nin Haritasını Nasıl Yeniden Çiziyor?
Trump, Veliaht Prens ve Kaşıkçı'nın Öldürülmesi

Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek
Avustralya - Çin İlişkileri: Avustralya'da Kavga
Gri listeden çıktık ama... AB'nin 2024 Türkiye raporu'ndan çıkan şaşırtıcı gerçekler!
Çin'in beş yıllık planları dünyayı nasıl değiştirdi?
Türkiye'de yoksulluk sınırı 88 bin liraya dayandı.

Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip
Motokuryelerin Sessiz Çığlığı: Sokağın Gölgesinden Yükselen Sınıf Mücadelesi
Gençlerden sonra emekliler de yurtdışına gidiyor.
Cilt kanseri oranında dünyada başı çeken Avustralya'da güneş kremi skandalı.

Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...
JAK İHMALYAN'DAN: “RESİM ANLAYIŞIM”
Jak İhmalyan sergisi İstanbul'da
MADELEİNE RİFFAUD, 1924-2024

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.
Çin, HDMI ve DisplayPort alternatifini piyasaya sürdü.
Telefonlar depremi 30 saniye önce bildirdi…
Çin'den gövde gösterisi: Yarı maratonda robotlar insanlarla yarıştı…

Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.

Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda
AP'den Türkiye'ye sert mesaj: Kriterler müzakere edilemez

İŞGALİN KARANLIĞINDA BİR IŞIK: Veciye Kaşka’yı Unutmayalım
2025 Hazar Türk-Musevi Hakanlığı: Tarih Yeniden Yazılsaydı Dünya Nasıl Görünürdü?
Sürgün Devrim girdabında Isaac Deutscher ve Avraham İşcen
Eriyen Şövalyenin Gölgesinde Devrimci Moses Hess
Kalamış ve Fenerbahçe Kıyıları Tarihiyle, Belleğiyle, Halkıyla Var Olan Bir Yerin Suskunluğa Kurban Edilmesine İzin Vermeyeceği…

Büyük Konuşmak
HUKUK KARGAŞASI
HAİN Mİ ARARSINIZ
KANAS
Kayyum

Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..
Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git