A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Düşün Düşün (8)

Kategori Kategori: Düşün Düşün | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Gündoğdu Gencer | 12 Temmuz 2009 09:11:31

Her gün, her dakika yaptığımız, ya da yapmadığımız herşey bir seçim sonucudur. Sabah yataktan kalkıp kalkmamak, kahvaltı yapıp yapmamak, kahvaltıda şu veya bunu yemek, ekemği kızartıp kızartmamak... Bunların hepsini sayarsanız her gün binleri bulur. Ama her biri hakkında kafa yormayız.

Alıştığımız, benimsediğimiz, ya da kültürümüzden, inancımızdan kaynaklanan davranış biçimleri artık otomatikleşmiştir, bunların bir seçim sonucu olduğunu bile düşünmeyiz.
 
Her bir davranışımız üzerinde kafa yormaya kalksak, otomatik olarak yaptığımız her seçimi irdelesek yaşam çok güçleşir, o yüzden “seçim”leri önemli bulduğumuz şeylere saklarız.  Bunda utanılacak birşey yoktur.  Ama yaşamı kolaylaştıran bu davranışımızı ne yazık ki düşüncelerimize de uygularız.  Belli konularda belli düşünce alışkanlıklarımız vardır ve durum ne olursa olsun, dünyaya bu alışkanlıkların gözlüğüyle bakarız ve böylece “işin kolayına kaçarız”.  “Türk milleti çalışkandır”, “Araplar pistir”, “kadınlar daha kötü araba sürer”, “kötüler cezasını bulur”, “Amerikalılar aptaldır”, “Müslümanlar dürüsttür” ya da “Müslümanlar teröristtir” diye düşünmeye alışmışsak, bunlar kalıplaşmışsa, karşımıza bunu yadsıyan ne çıkarsa çıksın, bu düşünce alışkanlığımızı değiştirmez, düşüncemizin doğru olduğunu kanıtlamak için bin dereden su getiririz.  O zaman da düşüncelerimizle gerçek dünya arasında giderek daha büyük bir uçurum açılır.  Bunun en uç noktası, düşüncelerin gerçek dünyadan tümüyle kopması ve şizofreni diye bildiğimiz akıl hastalığıdır.
 
Düşüncelerimizi manipüle etmek, istediği yöne çevirmek ve bu düşünceler sonucu bizim belli şeyleri yapmamızı, ya da yapmamamızı isteyen kişiler bu düşünce kalıplarını kullanmakta ustadırlar.  ABD’de televizyonlarda, ya da koca koca kiliselerde vaazlar verip, kanserden tutun akıl hastalığına kadar herşeyi iyileştirmek iddiasıyla halkın milyonlarca dolar parasını yiyen üçkağıtçıları örnek alalım.  Adam (bunlar her nedense çoğunlukla erkektir) kalkar insan zihninin çok şeye kâdir olduğunu söyler.  Bu çoğu kişinin kabul ettiği bir doğrudur.  Ardından İsa’ya olan inanç sayesinde insanların birçok şeyin üstesinden gelebileceğini ileri sürer.  İnanmış bir Hıristiyan için bu da doğrudur. 
 
Vaiz burada dinleyicisinin kafasında olduğunu bildiği iki düşünce kalıbını ustalıkla kullanmaktadır.  Sonra (gerçek veya uydurma) bir kişinin nasıl zihin gücüyle ve İsa’ya olan inancı sayesinde kötürümken koltuk değneklerini atarak yürümeye başladığını anlatır.  İlk iki söylenen, zaten dinleyicinin kafasındaki kalıpları doğrulamaktadır ve onlara inananlar zaten buna da inanmaya hazırdırlar ve hemen ardından gelecek olan üçkağıdı da yutmaya teşnedirler.  Vaiz “Tanrı veya İsa bana bu olağanüstü gücü vermiş, ben de bu gücü insanların yararına kullanıp hastaları iyileştiriyorum.  Bunu yapmaya devam etmek için de sizin dini bütün Hıristiyanların yapacakları bağışlara ihtiyacım var.
 
Hadi pamuk eller cebe!” der.  Bunu daha da inandırıcı hale getirmek için önceden tutulmuş olan bir kişiyi “hallejujah” nidaları eşliğinde körken gördürür, tekerlekli iskemledeyken kaldırır ve... milyonlarca doları cebellezine eder.  Daha soğukkanlılıkla olanlara bakabilmeniz için bir başka ülkeden ve bir başka dinden örnek seçtim.  Bu Amerikalı vaizin yerine göbeğe Arapça yazı yazan hocayı, sizi soyup soğana çeviren politikacıyı, sizi savaşa veya ölüme gönderen önderi koyun, hepsinin kullandıkları teknik aynıdır.
 
Bilimsel düşünce ancak her yerde, her zaman ve herkes için geçerli olanı doğru sayar.  Kendi yaşamımızdan, yaşam deneyimlerimizden, daha da kötüsü ta doğduğumuz günden beri zihnimize sokulan toplumsal şartlanmalarımızdan kaynaklanan herşey bilimsel olarak doğru olmayabilir.  Karşımızdakinin düşünce ve davranışlarının da hangi yaşam deneyimlerinin, hangi toplumsal şartlanmaların sonucu olduğunu göz önüne almazsak çatışmalara, düşmanlıklara çanak tutarız.  Kendi ulusumuzun, kendi etnik grubumuzun, kendi ülkemizin her zaman haklı, karşı tarafın her zaman haksız olduğunu düşünmezsek savaşamayız, karşımızdakini öldüremez, kendimizi ölüme atamayız.  Yakın tarihten bir örnek alalım.  1959 yılında Fidel Castro önderliğinde bir devrim ABD’nin kuklası olan Batista’yı devirdi.  Bunu hazmedemeyen ABD, ertesi yıl Küba’ya ambargo uyguladı. 
 
Ekonomik sıkıntı içine düşen Küba o zamanki SSCB’den destek aldı.  Burnunun dibindeki Sovyet nüfuzundan korkan ABD 1961’de Küba’dan kaçanları eğitip yeni rejim devirmek için Domuzlar Körfezi’ne bir çıkartma yaptı.  Çıkartma başarısızlıkla sonuçlandı.  Ama ABD’nin Castro’yu devirmek için herşeyi deneyeceği ortaya çıkınca Küba, kendini savunmak için Sovyetlerden füzeler aldı.  Küba’da füze tesislerinin kurulmasını büyük bir tehdit olarak gören ABD’nin o günkü başkanı Kennedy, savaş gemileriyle Sovyet gemilerinin önünü kesti.  ABD ve Sovyet gemileri arasında bir çatışma olsa bu büyüyerek bir dünya savaşına dönüşebilecekti.  Sovyet lideri Kruşçev “ABD Küba’yı istila etmeme garantisi versin, biz de füzeleri çekelim” diyerek krize bir çözüm getirmeseydi demokrasi kahramanı(!) Kennedy dünyayı felâkete sürüklemek üzereydi.  Kruşçev’in bir başka koşulu da Türkiye’de Sovyet sınırına yakın üslenmiş füzelerin kaldırılmasıydı.  ABD bunu da kabul etti (Türkiye’nin bundan ancak yıllar sonra haberi oldu) ama Sovyetlerin bunu açıklamamasını şart koştu yoksa ABD “rezil olacak”tı.  Bu, uluslararası çatışmaların nasıl ve ne tür nedenlerle tırmandığının bir örneği.
 
Hepimiz inançlarımız, düşüncelerimiz doğrultusunda şeyler okuyunca rahatlarız.  Bize aykırı gelen şeyler bizi sarsar ve sarsılmaktan hoşlanmayız.  Oysa bireysel düzeyde kanlı bıçaklı olmayacaksak, uluslararası düzeyde savaş çıkarmayacaksak bize aykırı gelen şeyleri de okuyup incelemeli, “düzgün düşünce”nin süzgecinden geçirmeliyiz.  Hayvanlarla aramızdaki en önemli fark beynimizin kapasitesidir.  Bu kapasite bize esneklik ve değişen koşullara uyum sağlar.  Kalıplarla şartlanmış beyinler insanlara değil, hayvanlara yakışır.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Dünyada altın madenciliği nasıl yapılıyor, kazalar ne kadar yaygın?
Afganistan: Aktivistlerden kadınlar için online dergi
Gazze'nin çocukları açlığın pençesinde
Güney Afrika’nın ‘soykırım’ suçlamasıyla İsrail aleyhine açtığı dava Lahey’de başlıyor
RAPOR: İKİ | 9O DAKİKADA DEVR-İ ALEM

Avustralya, II.Dünya Savaşı'ndan sonraki en büyük donanmasını kuruyor
Filistin milliyetçiliğinin kurucusu Fetih’i nasıl bir gelecek bekliyor?
Gazzeliler İsrail ordusunu evlerindeki altın takılarını çalmakla suçluyor
'Gazze'yi Yahudi yerleşimlerine açma' konferansı
Borrell: İsrail, El Fetih'i zayıflatmak için Hamas'ı finanse etti

200 TL banknot ilk çıktığında 132 dolar iken şimdi 6,5 dolar peki yarın?
Yandex, Rusya’dan çekiliyor
Avrupa Birliği en fazla Türkiye'ye atık ihraç etti
Yapay zeka küresel istihdamın % 40’ını etkileyecek
Pandemi ile başlayan dönüşüm dünyayı nasıl etkiledi?

İki annenin başlattığı akıllı telefon karşıtı hareket çığ gibi büyüdü
Afganistan'da onlarca arkeolojik alan buldozerle yıkılarak yağmaya açıldı.
Franz Kolschitzky: Viyana Kuşatması'ndan Kalan Kahveleri Değerlendiren Girişimci
Kış güneşi arayan Britanyalıların adresi Türkiye
İçinden hiç tren geçmeyen Dalaman tren garı…

"DUHOK KONUŞUYOR" ekitap
ENTERNASYONAL
REMZİ RAŞA’YI ANMAK İÇİN
GREV HAKKI TARTIŞILIYOR, TANINIYOR
“İŞÇİLER SAHAYA İNMELİ”, BÜLENT ECEVİT’LE SÖYLEŞİ

KARARLILIK - KİŞİSEL ALTYAPI
TARİHSEL KİŞİLİK
TARİHSEL İNSAN
SÜREÇ VE TARİHSEL ÖZNE
Senede bir gün

Ton balığında cıva: Zehirli madde seviyesinin kontrollere rağmen hala yüksek olduğu tespit edildi
AB sera gazında hedef büyüttü: 2040'a kadar %90
Dünyanın en büyük buzdağı A23a, Antarktika'da sürükleniyor
2023 kayıtlardaki en sıcak yıl oldu
Amazon'da rekor kuraklık: 'Böylesini hiç görmedik'

Apple otomobili ABD'de üretime bir adım daha yaklaştı.
Yaşgünün Kutlu Olsun James Webb Uzay Teleskobu
Su ve deterjan olmadan çalışan bir çamaşır makinesi
Akıl okuyabilen robot tasarladılar
Sanal Gerçeklik, Artırılmış Gerçeklik , Metaverse, Sanal Uzay Nedir?

Tüm canlılar için en ideal sıcak
Avustralya’da 350 kişinin konuştuğu yeni bir dil gelişti
İnsanlık için küçük ama Türkiye için çok büyük bir adım
Dünya Üzerinde Yaşayan En Yaşlı Ağaç
Güneşten Gelen Kozmik Işınların Deprem Oluşumunda Etkisi Var Mıdır?

Bir ilaç için eşek derisi ticareti
Ukrayna'nın yeniden inşası için 486 milyar dolar gerekiyor.
Hangi cins ve ne tür köpekler daha uzun yaşıyor?
Yolsuzluk Algısı Endeksi'nde Türkiye bir yılda 14 sıra gerileyerek 115'inci oldu.
Çoğunluk Diyanet ve tarikatlara güvenmiyor

“KİRAZ ZAMANI” SERÇELER, KİRAZ AĞACIMIZ, RAZZİA
Enflasyon Rehberi
ABİDİN DİNO PULU
Göbeklitepe'deki son keşifler ne anlama geliyor?
AYKUT YAZGAN’I OKUMAK

MEDDAH
SESİMİ DUYAN VAR MI?
KUYRUKLU YILDIZ
BİR KAŞIK KAN
VATAN MAHZUN

Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..
Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi
Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git